Zigana geçidi 19. yüzyılda nasıl görünüyordu?
İngiliz seyyah Edward Granville Browne'un 1887 tarihli gözlemlerine göre Zigana Geçidi, bugünkü asfalt yollar ve tünellerden çok farklı, vahşi ve görkemli bir dağ coğrafyası görünümündeydi. Browne, Trabzon'dan ayrıldıktan sonra dağlık ve ormanlık bölgelere girdiklerini, karşılarında ise ilk karın düştüğü Zigana Dağı'nın yükseldiğini anlatır. Özellikle zirvelerin karla kaplı oluşu dikkatini çekmiştir.
Seyyahın tasvirlerinden anlaşıldığı kadarıyla 19. yüzyıl Zigana'sı:
-Yoğun ormanlarla kaplıydı.
-Sonbaharda bile yüksek kesimlerinde kar görülüyordu.
-At ve katır kervanlarının kullandığı dar dağ yollarına sahipti.
-Yolcular için hanlar ve köyler hayati öneme sahipti.
-Hava şartları yolculuğun kaderini belirliyordu.
Browne, ikinci gün Zigana eteklerinden geçtiklerini, ardından Ziganaköy'e doğru sürekli inişe geçtiklerini ve burada mola verdiklerini aktarır. Köyde meyve yediklerini ve kahve içtiklerini de kaydeder. Bu ayrıntılar, Zigana'nın yalnızca bir geçit değil, aynı zamanda kervan yolunun önemli bir konaklama noktası olduğunu gösterir.
Ayrıca yolculuk tamamen hayvan gücüne dayanıyordu. Kervancılar, hayvanların öğle vakti mutlaka dinlendirilmesi ve yemlenmesi gerektiğini söyleyerek seyyahı uyarmışlardır. Aksi hâlde atların telef olabileceğini belirtmişlerdir. Bu ayrıntı, Zigana'nın ne kadar zorlu bir coğrafya olduğunu açıkça ortaya koyar.


Sen ne düşünüyorsun?