Lambert Planı Trabzon'u nasıl değiştirdi?
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Trabzon'u ziyaret eden birçok kişi, şehrin plansız ve düzensiz görünümünden şikâyet ediyordu. Dar sokaklar, gelişigüzel yapılaşma ve denizle bağlantısı zayıf bir şehir görüntüsü, dışarıdan gelenlerin dikkatini çekiyordu. Hatta bazı gözlemciler Trabzon'u "denize küsmüş bir şehir" olarak tanımlıyordu.
Trabzon'un imar edilmesi için ilk ciddi girişimler Rus işgali sonrasında başlamış olsa da ekonomik sıkıntılar nedeniyle kalıcı sonuç alınamamıştı. Şehrin haritası 1926 yılında hazırlanmasına rağmen belediye uzun süre kapsamlı bir imar planı ortaya koyamamıştı. Bu nedenle 1930'lu yıllarda yapılaşma büyük ölçüde plansız şekilde devam etti.
Bu durumun değişmesinde Üçüncü Umum Müfettiş Tahsin Uzer'in girişimleri önemli rol oynadı. Uzer'in çabalarıyla Fransız şehircilik uzmanı Prof. Lambert Trabzon'a davet edildi. Böylece Trabzon'un ilk kapsamlı şehir planı hazırlanmış oldu. 1937 yılında kaleme alınan ve 1938'de yürürlüğe giren bu çalışma tarihe Lambert Planı olarak geçti.
Lambert Planı'nın temel amacı, Trabzon'un plansız büyümesini kontrol altına almak ve modern şehircilik anlayışını kente uygulamaktı. Plan; yolların düzenlenmesi, yeni ulaşım akslarının belirlenmesi, kamusal alanların oluşturulması ve şehrin daha sistemli gelişmesi için bir çerçeve sunuyordu. Böylece Trabzon ilk kez bilimsel bir şehir planına kavuşmuş oldu.
Her ne kadar plan Trabzon'un bütün sorunlarını bir anda çözemese de, sonraki yıllardaki imar faaliyetlerinin temelini oluşturdu. Parkların düzenlenmesi, yeni kamusal alanların açılması ve modern şehircilik anlayışının yerleşmesinde Lambert Planı önemli bir dönüm noktası kabul edilmektedir.
Kısacası Lambert Planı, Trabzon'un rastgele büyüyen bir liman kentinden planlı bir şehre dönüşme çabasının ilk büyük adımıydı. Bugünkü Trabzon'un şehir dokusunda bu planın izleri hâlâ hissedilmektedir.


Sen ne düşünüyorsun?