Takrir-i Sükûn Trabzon'u nasıl etkiledi?
1925 yılında çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu, yalnızca doğu illerindeki Şeyh Said İsyanı'nı bastırmak amacıyla alınmış bir tedbir değildi. Kanun, Türkiye genelindeki siyasi muhalefeti ve basını da doğrudan etkiledi. Trabzon ise bu süreçten en fazla etkilenen şehirlerden biri oldu. Çünkü o dönemde şehir, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın en güçlü örgütlendiği merkezlerden biriydi.
Kanun yürürlüğe girdiğinde Trabzon'da siyasi hareketlilik oldukça yüksekti. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kısa sürede şehir merkezinde, Of'ta, Sürmene'de, Araklı'da, Maçka'da ve Vakfıkebir'de teşkilatlanmıştı. Parti toplantıları yoğun ilgi görüyor, halk yeni siyasi oluşuma destek veriyordu. Ancak Şeyh Said İsyanı sonrasında hükümet muhalefeti potansiyel bir risk olarak değerlendirmeye başladı.
3 Haziran 1925 tarihinde hükümet, "irticayı teşvik ettiği" gerekçesiyle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına karar verdi. Böylece Trabzon'da büyük umutlarla kurulan parti birkaç ay içinde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Şehirde kurulan teşkilatlar dağıldı ve çok partili siyasi hayatın ilk denemesi sona erdi.
Takrir-i Sükûn'un etkisi yalnızca siyasi partilerle sınırlı kalmadı. Yerel basın üzerindeki denetim arttı, siyasi eleştiriler daha dikkatli yapılmaya başlandı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında görülen canlı siyasi tartışma ortamı önemli ölçüde daraldı. Trabzon gibi siyasete yoğun ilgi gösteren şehirlerde bu değişim daha belirgin hissedildi.
İlginç olan nokta şudur: Trabzon'da Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın gördüğü yoğun ilgi, şehrin siyasi meseleleri ne kadar yakından takip ettiğini gösteriyordu. Ancak Takrir-i Sükûn ile birlikte bu hareketlilik kısa sürede sona erdi ve Türkiye yaklaşık yirmi yıl boyunca yeniden tek parti dönemine girdi.
Bu nedenle Takrir-i Sükûn, Trabzon tarihinde yalnızca bir kanun değişikliği değil; şehirde filizlenmeye başlayan ilk örgütlü muhalefet hareketinin sonunu getiren önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.


Sen ne düşünüyorsun?